Şafi’-i Kıyamet Ruz-ı Nedamet Türküsünün Sözleri
Şafi'-i kıyamet ruz-ı nedamet Serdar-ı şehidan şah-ı Kerbela Makbul-i ilallah mergüb-ı hazret Dü çeşmi alemin…
Şafi'-i kıyamet ruz-ı nedamet Serdar-ı şehidan şah-ı Kerbela Makbul-i ilallah mergüb-ı hazret Dü çeşmi alemin…
Sorarlarsa eğnimdeki cameyi Ayrılığın karasıdır sevdiğim Elestü de böyle çalmış hameyi Vedalaşmak sırasıdır sevdiğim Gönül…
Seyrimde bir şehre eyledim nazar Gördüm elvan dolu meyhaneler var Teşne var mı deyu sakiler…
Sevda-yı mahbuptan gönül usandı Güzeller cefadan niçin usanmaz Demez ki üftadem odlare yandı Hak’tan haya…
Sefine-kalbin engine salma Aşk bahrında rüzgar eser demişler Gark olup girdab-ı mihnete dalma Gemisin kurtarmak…
Sanma sofu bizi ruzemiz yoktur Ramazan-ı aşkın sıyamıyız (sayyanıyız) biz Söyletme derunda derdimiz çoktur Dertte…
Aşk ile perişan görünce bizi Hüda'nın bir şakın kulu sanırlar Her kime söylesem bu doğru…